saglık - iyilik, hiçbir zaman boşa gitmeyen tek yatırımdır. - Blogcu

iyilik, hiçbir zaman boşa gitmeyen tek yatırımdır.

16/5/2009 - Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir ?

Kategori: saglik


Koroner kalp hastalıklarının çeşitli belirtileri vardır. Bu belirtilerin bilinmesi, hastalığın zamanında teşhisi ve gerekli önlemlerin alınması yolunda önemli bir adımdır.

Kalp hastalıklarının çok çeşitli belirtileri vardır. Bunlardan en sık rastlananı göğüs ağrısıdır. Kalbin damarlarındaki darlık veya tıkanıklığa bağlı gelişen göğüs ağrısına “angina pektoris” denir. Genel olarak, bir yere yeterli kan gelmezse o bölgedeki sinir uçlarında kansızlık ve yeterli oksijen taşınamamasına bağlı ağrı gelişir. Koroner damar hastalığında da ağrının nedeni, daralan veya tıkanan damarın beslediği alana yeterli kan gelmemesi nedeniyle sinir uçlarının uyarılmasına bağlıdır. Şeker hastalarında ileri dönemde sinir uçlarında bozulmalar olabilir. Bu nedenle bu kişiler ağrıyı hissetmeyebilirler. Diyabeti olan hastaların bu özelliği göz önünde bulundurmaları gerekmektedir. Göğüs ağrısı, gelen kanın yetersizliğini gösterir. Eğer kalp hücresinin yaşaması için en az miktardaki gerekli oksijen sağlanamazsa, bu kansızlığa hiç geçmeyen şiddetli bir göğüs ağrısı eşlik eder. Bu olayın sonucunda kalp hücreleri ölür. Biz bu olaya tıp dilinde “enfarktüs” diyoruz. Enfarktüs tamamlanır ve enfarktüs alanında canlı hücre kalmayınca ağrı da kaybolur. Diğer bir ifadeyle, yeterli kan gelmeyen alanda canlı hücre varsa ağrı olur. Bu şekilde değişik tablolarda karşımıza çıkan KKH’de ağrının şekli ve yayılma özelliği bakımından çeşitlikler gösterebilir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/5/2009 - Karanfilin yararları

Kategori: saglik
Karanfilin yararları saymakla bitmiyor..
1. Karanfil tomurcukları nefesin kötü kokusunu yok eder. Bunun için tomurcuklar ağızda çiğnenir .
2. Karanfil tomurcuğu ağrı kesici ve hafif uyuşturucudur. Bu etkilerinden yararlanılarak diş ağrısını kesmekte kullanılır. Bir adet karanfil tohumu ağza alınır. Ağrıyan çürük dişin yakınına getirilir ve bir süre orada tutulur ya da gene piyasada satılan karanfil yağı biraz pamuğun üzerine damlatılır ve pamuk ağrıyan dişe bastırılır.
3. Karanfil yağı romatizma ve nevralji ağrılarının hafifletilmesinde yararlı olur. Bunun için karanfil yağı ağrılı yerlere dıştan ovuşturularak uygulanır.
Karanfil çayı da bir o kadar faydalı bir içecektir İçene katılan bazı şifalı bitkilerle birlikte faydası daha da artar.
Karanfil çayının yapılışı:
Bir litre kaynar suyun içine iki tutam karanfil tomurcuğu, yarımşar tutam çitlembik ve kuşburnukonulur. on dakika kısık ateşte demlendirilir.Bal ile tatlandırılarak içilebilir.
Karanfil çayı; Hıçkırığı gidermek, iştahı açmak, dimağı kuvvetlendirmek için faydalıdır.
Karanfil çayı, aynı zamanda şiddetli baş ağrılarını giderir ve uyku problemi olanların rahat uyumalarını da sağlar.
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/3/2009 - Sarımsak çayı zayıflatıyor !

Kategori: saglik


Doğum sonrası kilolarından kurtulmak isteyen seksi yıldız Angelina Jolie, 'sarmısak çaylı' diyet uygulamaya başladı. Doğum yaptığı Güney Afrika ülkesi Namibya'da sağlık gurularının tavsiye ettiği sarmısak çayını yanından ayırmayan Jolie'nin yakınları, güzel oyuncunun doğum sırasında aldığı 11 kilodan hızla kurtulduğunu söylüyor. Jolie'nin uyguladığı diyet programının merkezinde bulunan sarmısak çayı Meksika ve İspanya'da soğuk algınlığı tedavisinde kullanılıyor. Ancak çayın, bağırsakları çalıştırarak zayıflamada etkili olduğu da söyleniyor.

İŞTE MUCİZEVİ TARİF...

Bir çok yönden sağlığa yararlı olan sarmısak çayın malzemeleri ve hazırlanış tarifi: Bir tencerenin içine 3 bardak su ve 3 diş sarmısağı atın ve kaynatın. Su kaynadıktan sonra yarım bardak bal ve yarım bardak limon suyu ilave edin, soğumaya bırakın. Günde 3 kez ılık olarak yarım bardak için. Bir sonraki gün kullanmak içinse, kaynattığınız kabı buzdolabında saklayabilirsiniz.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2009 - Güller Hakkında Bilmediklerimiz

Kategori: saglik


Gül Ağacı

Mayıs ve haziran ayında açan beyaz, açık, koyu pembe, kırmızı, erguvan siyahı, sarı, portakal vs renkli çok güzel kokulu, dikenli bir bitkidir. Bütün dünyada park ve bahçelerde yetişir. Ülkemizde Isparta gülleri, Gül ürünlerini elde etmek bakımından ünlüdür. Orta güneşli killi-kumlu ve kırmızı toprakları çok sever. Güllerin canlı olması için her ilkbaharda dipleri gübrelenmek ister. Daldırma veya çelikle üretilir. Avrupa da 40 kadar yaban gülü çeşidi vardır. Yetişen güllerin çeşitleri çoktur. Gül yetiştiricilerin her gün yeni bir cins elde ettiği söylenebilir.

Tıbbi hastalıklar

Boğaz, ağız iltihapları, sindirim sistemi iltihapları, ishal, Sebore(saç kepeklenmesi), eklem iltihaplarında, göğüs hastalıkları, cilt temizliği, küçük cilt yaraları, burun akıntıları, kesikler, bereler, burkulma ve ezikler, ergenlik sivilceleri, siyah noktalara, kırışıklıkların önlenmesi

Önerilen kullanım şekli

*Gül reçeli, gül konservesi, gül suyu, gül kremi, gül yağı, gül şarabı, gül likörü olarak da kullanılır.

*1 litre kaynayan su içine 1 avuç kuru çiçek taç yapraklarını atın, 5 dakika demleyin. Günde 2 fincan için.

*Gül reçeli, gül şarabı, gül balı yenmeye devam edildiğinde mideyi kuvvetlendirir. Yaralara, tıkanıklıklara iyi gelir.

*Gül kurusu için güller tomurcuk halindeyken sabah güneş doğmadan evvel toplanır. Gölgede kurutulur. Gerektiği zaman suyla kaynatılır.

*4 litre üzüm sirkesi içine 10 avuç kuru gül taç yapraklarını ekleyip karıştırın. 15-20 gün güneşte tutup süzün. Gargara, losyon, makyaj temizleyici olarak kullanabilirsiniz.

* Gül suyu çok güzel bir toniktir.

*Kabız yapma özeliği vardır. İshal olunca kullanılır. 20gr gül kurusu 1 litre suda kaynatılır. Günde 3 fincan içilir.

*2 su bardağı taze gül taç yapraklarını, 2 bardak şeker ile karıştırın. 1 bardak su ile kısık ateşte 1-2 saat pişirin. İnmesinden biraz evvel yarım limonun suyunu katın. Gül reçeli olarak yiyebilirsiniz. (ölçüyü kendinize göre azaltır veya çoğaltabilirsiniz) Hafif sindirim sistemi iltihaplarına, romatizma, eklem iltihaplarına iyi gelir.

*Kavanoza 40 gr gül yaprağı konur. Üstüne 1 litre saf su konur. 7-15 güneşte bekletilir. Gerektiğinde gargara, antiseptik olarak, (mikrop öldürücü olarak) hafif boğaz hastalıklarında kullanılır.

*Gül çay olarak 5 bardak kaynayan suya 1/2 avuç gül yaprağı 1-2 dakika kaynatılır. 5 dakika demlendirilir. Günde 3 kere 1 fincan içilir. Aynı karışımla gargara ve çabuk kızaran yorgunluktan yaşaran gözler için göz banyosu da yapılır.

*Kozmetik ve parfümeri sanayinde kullanılır.

*Bir kap içine iki avuç kuru çiçek yaprağı koyarak üzerine 1/2 litre kaynar su dökün. Sıcak bir yerde 24 saat bırakın. Tülbentten geçirin. 1/2 kilo şeker (veya bal) katarak kısık ateşte pişirin. Günde iki-dört çorba kaşığı için.

*3 çay bardağı gül suyuna 1 çay bardağı vazelin konup merhem yapılır. El, dudak çatlakları için günde 2-3 kere sürülür.

*4 damla gül yağını saç fırçanıza dökün saçınızı tarayın.

*Gül çayı yapılır ılınınca el ayak banyosu yapılır.

*1/2 kilo gül yaprağını, 1/2 kilo iç yağ ile karıştırın. 10-15 gün emiştirmeye bırakın. Çok kısık ateşte 10-15 dakika pişirin. Temiz bir merhem elde edene kadar temiz bir tülbentten geçirin. Cildinize sürerek kullanın.

*Öksürük için çay olarak hazırlayın. Çayın içilmesi kişiyi rahatlatır.

*Vazelinin içine 8 damla gül yağı koyarak el ve cildinize sürebilirsiniz.

*Gülsuyu kokulu gül yapraklarını (temiz hastalıksız)toplayın. Yarı yarıya (biraz kurumak üzere) gölgede kurutun. Bir kaseye bez serin üzerine gül yapraklarını kalın bir tabaka halinde yayın. Üzerine kalın bir kağıtla örtün. İçinde kor bulunan toprak bir kabı kağıdın üzerine koyun. Isının etkisiyle kasenin içine damla damla gül suyu süzülür. Yüzdeki kırışıklıkları gidermek şiş gözlerin şişkinliğini indirmek, hasta deriyi tedavi etmek için güzellik ve makyaj temizlemek için kullanılır.

*Gülsuyu cildi temizlemekte etkin tonik olarak kullanılır.

*Kadınlarda görülen hafif vajinal akıntılarda genital organlarını gül suyu ile yıkanırsa iyi gelir.

*Saf zeytin yağının içine 10-15 damla gül yağı koyun vücuda masaj yapın.

*30gr şampuanın içine 12 damla gül yağı koyun. Karıştırın saç diplerine masaj yaparak yıkayın. Saçı besler, saç kepeklenmesini önler.

*Ağız yaralarında; uygun bir kavanoza 1 litre su, 50 gram taze gül çiçeği yaprağı konularak, güneşte 1 hafta bekletilerek gerektiğinde kullanılabilecek çok yararlı bir gargara ilacı elde edilir. Fazla kullanılırsa ciğerlere zarar verir. 20 günlük kürler halinde kull


anılmalı.

*Rahim ve makat hastalıklarında 50gr gül kurusu bir avuç anason ile kaynatılıp her gün bir fincan içilir.


Temiz beyaz kısımları ayıklanmış 300 gül yaprağını koyu renkli şişeye koyun Üzerine 1 litre yağmur suyunu doldurun. Güneşte 15 gün tutun (emiştirin). Gerektiği zaman 1 bardak suyun içine 1 kahve fincanı konup içilir. Yaralara sürülür. Cilt temizlenir.

*1 litre şarabın içine 1 avuç gülün yapraklarını atın, yarım saat emiştirmeye bırakın. 1 çorba kaşığı için, yaralara sürmek için kullanın. Cildinizi temizleyin.

*Küvete banyo suyunun içine 11-15 damla gül yağı damlatıp iyice karıştırın. Göze temasını önleyerek içinde 15-20 dakika oturun

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2009 - saçların dökülmemesi için bakım

Kategori: saglik


SAÇLARIN DÖKÜLMESİNİ ENGELLEMEK VE SAÇLARIMI GÜRLEŞTİRMEK İÇİN Ne Yapmalıyım?

GEREKEN MALZEMLER :
*Sarımsak yağı (Taşköprü sarımsağının yağını kullanırsanız kokmayacaktır.)
* Çam yağı,
* Badem yağı,
* Havuç Yağı,
* Buğday yağı (Saçlarınızın yumuşak olması için )
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Bütün yağları karıştırın. Her akşam yatmadan önce, 5-6 damla kadar karışımı, saç diplerinden geriye doğru 10-12 defa friksiyon yaparak, saç köklerine yedirin. Bu işlemi yaparken saç köklerini kırmamaya dikkat edin. Saçlarınıza bir bone sararak, sabaha kadar bekletin, sabah saçlarınızı yıkayın. Bu kür, 3 hafta uygulanacak. Bu 3 haftalık süre içinde saçlarınızda, bir miktar daha dökülme olabilir. Kür bittikten 3 ay sonra, saçlarınız artık dökülmeyecek, hatta ve hatta dökülenlerin yerine yenileri çıkarak gürleşecektir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/3/2009 - Kadınlarda saç dökülmesi

Kategori: saglik


Saç dökülmesi ve kellik sadece erkeklerde görülür diye düşünülmekle beraber çok sayıda kadın da bu dertten yakınmaktadır. Kırk yaşını geçmiş kadınların %40’ında gözle görülecek şekilde belirgin saç dökülmesi vardır.
Bu kadar yüksek oranda görülmesine karşın ne yazık ki hem toplumca hem de birçok sağlık adamınca sorun görmezden gelinmekte ve hastalara yaşamlarını tehdit etmeyen bu duruma alışmaları önerilmektedir. Fakat saç kaybı erkeklere göre kadınlarda daha ağır travma yaratmakta, kendilerine güvenleri sarsılmaktadır. Duygusal iniş çıkışlar ve kendini çekici hissetmeme ciddi hastalıklar kadar yıkıma sebep olabilmektedir.

Kadında ve erkekte olan saç dökülmelerinin ortak bir tarafı vardır; her iki cinstede eğer saç dökülmesi varsa mutlaka altta yatan tıbbi bir neden vardır. Bu sebep genlerde saçların erken dökülmesinin yazılması kadar basit yada karmaşık bir hastalığın yan belirtisi olması kadar çetrefil olabilir.
Stres, hamilelik, ilaçlar yada bazı hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan kellik, söz konusu durumun düzelmesi üzerine kısa zamanda kendiliğinden iyileşip saçlar eski formuna kavuşur.
Kadın tipi saç dökülmesini birkaç başlık altında toplamak mümkündür;

Erkek tipi kellik:

Androjene bağlı erkek tipi kellikten muzdarip olan kadınların büyük çoğunluğunda kafadaki tüm saçlarda genel bir azalma vardır. Bazı kadınlarda ise buna ek olarak aynı erkeklerdeki gibi alında açılma da söz konusudur.
Bu tip kellikte kadınlarda normal şartlar altında çok az bulunan erkeklik hormonları rol oynar. Aynı erkeklerde olduğu gibi androjenler kıl köklerinin zayıflamasına sebep olur. Kalıtım hastalıkta önemli rol oynamaktadır.

Strese Bağlı Saç Dökülmesi (Telojen Efluviyum):

Bedensel yada ruhsal sıkıntılar saç dökülmesine sebep olabilir. Doğum, kötü beslenme, ciddi enfeksiyon hastalıkları, büyük ameliyat yada ciddi ruhsal sıkıntıyı takip eden altı hafta ile üç ay içerisinde tüm saç telleri hep birlikte kolaylıkla dökülebilecekleri dinlenme (telojen) safhasına geçerler. Bu gibi hallerde saçlar avuç avuç dökülüp ele gelebilir. Sebep olan olay ortadan kalkınca tam iyileşme gerçekleşir. Buna karşın gerçek bir sebep tespit edilemeden sıkıntıları yıllar boyu süren kadınlarda vardır.

İlaca Bağlı Saç Dökülmesi (Anajen Efluviyum):

Radyasyona maruz kalmaya yada kemoterapiye bağlı olarak ortaya çıkan saç dökülmesine bu ad verilir. Sözünü ettiğim sebepler kıl kökündeki hücrelerin bölünerek çoğalmasını bozar ve bunun sonucu olarak saçların %90’ı kırılarak dökülür.

Kısmi Saç Dökülmesi (Alopesi Areata):

İnsanın kendi bağışıklık sisteminin yine kendi kıllarının köküne saldırıp tahrip etmesi ile ortaya çıkar. Birden gelişebilen belirtiler sonucu genellikle birkaç santim çapında tamamen kılsız alanlar belirir. Kadınların %70’i tedavi görsünler yada görmesinler iki yıl içerisinde eski hallerine döner. İrsi geçişin önemli olduğu düşünülmektedir.

Kopmaya Bağlı Saç Dökülmesi:

Saçlar sıkı örme, at kuyruğu yapma gibi nedenlerle uğradıkları travmalar sonucu koparak dökülürler. Eğer olay yeterince erken fark edilip vazgeçilirse saçlar tekrar uzar.

Androjenik saç dökülmesi denilen ve erkeklik hormonlarına bağlı saç dökülmesi tipinde rol oynayan testosteron diye düşünülürken bugün asıl işi yapanın testosteronun farklılaşmış şekli olan dihidrotestosteron (DHT) olduğu görülmüştür. DHT tabir uygunsa kafadaki kıl köklerinin düşmanıdır ve doğrudan onları yok etmek için saldırır. Kadın bedeninde çok az bulunmakla birlikte bu eser miktar bile hassas kadınlarda saç dökülmelerine sebep olmaktadır. Kıl köklerine bağlanıp onları büzüştüren DHT sağlıklı saçın büyümesine izin vermez.

Sadece erkeklik hormonlarının yükselmesi değil, onların karşıtları gibi çalışan kadınlık hormonlarının da düşmesi hassas dengeler üzerine oturmuş hormon ahenginin bozulmasına sebep olacağı için saç dökülmesini tetikler. Bunların tanında tiroit hormon seviyesindeki düşmeler, hamilelik, ağır hastalıklar da saçların gelişme evrelerini etkilerler.

Değişik oranlarda hormon içeren doğum kontrol haplarının, cilt altına yerleştirilen gebeliği engelleyici implantların, yine aynı amaçla kullanılan depo hormon enjeksiyonlarının ve cilde yapıştırılan bantların da saç dökülmesini tetiklediğini düşünenlerde vardır.

Erkeklerdeki saç dökülmesinin sebebi %90 oranında ırsidir. Bu nedenle erkekte altta yatan başka bir sebep var mı diye bakmanın fazla anlamı yoktur. Buna karşın kadınlardaki saç dökülmesi daha çetrefil ve çok sebepli olabildiği için aşağıda sayacağım tetkiklerden bazılarını yada hepsini zaman zaman yapmak gerekebilir. Kadınlarda genellikle tanı eleme usulü ile konulur. Sebebin ne olduğunu anlamaya yardımcı olan bu testler;

•Bazı hormonların seviyelerinin tespiti
•Kan demirinin ölçülmesi
•Tiroit bezinin görev yapıp yapmadığının belirlenmesi
•Tam kan sayımı
•Kronik enfeksiyonların taranması
•Gerekirse kafa derisi biyopsisi
•Ve çeşitli yöntemlerle saç telinin vasfının incelenmesidir.

Kadınlarda saç dökülmesi tedavisindeki en önemli aşama sebebin belirlenmesidir. Yukarıdaki tetkikler ve klinik değerlendirmenin ışığında varılan tanıya göre tedavi planlanır.
Tedavinin ilaçla olan kısmını ağızdan alınanlar ve saça uygulananlar diye iki ana guruba ayırmak mümkündür.
Konu kadınlardaki saç dökülmesinin ilaçla tedavisine gelince iş çetrefil hale gelmektedir. Çoğu ilaç kadınlardaki saç dökülmelerinde bir miktar fayda sağlamakla birlikte daha çok doğrudan saçlı deriye uygulanan losyon tipi ilaçlar tercih edilmektedir.
Kadınlardaki erkeklik hormonlarına bağlı androjenik saç dökülmelerinin tedavisinde öncelikle problemin vücuttaki hormonun fazlalığından mı yada bu hormona aşırı duyarlılıktan mı kaynaklandığını tespit etmek gerekir. Aşağıda anlatılacak tedavilerden sadece bir tanesi saç dökülmesi tedavisinde yetkili kurumlarca onaylanmıştır. Diğerlerinin faydaları kişiden kişiye değişmekte olup küçük gruplara yada kişisel gözlemlere dayanmaktadır

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

29/1/2009 - Ayak Bakımı Nasıl Yapılmalıdır ?

Kategori: saglik


Ayak bakımı konusu gerçekten çok önemli. Bütün bir yaz döneminde açık ayakkabılar giydikten sonra artık bakım zamanı geldi demektir. Bayanların olduğu kadar erkeklerinde ayak bakımlarına dikkat etmeleri oldukça önemli. Ayaklarınızın bakımı için yapabileceğiniz peeling uygulaması ile ölü hücrelerden kurtulabilirsiniz. Sonrasında yapacağınız hafif bir ayak masajı ilede yorgunluğunu alırve kan akışını rahatlatabilirsiniz.

Ayak sağlığı için yapabileceğiniz kolay yöntemlerden birde yüzüstü yatarken dizlerinizi kırarak durduğunuzda kan akışını tersine döndürerek kılcal damarları rahatlatabilirsiniz. Ayaklarınızda mantar türü rahatsızlıklar varsa bunu mutlaka bir uzman doktora giderek tedavi ettirmelisiniz. Unutmayın ayaklarınız ne kadar sağlıklı olursa sizde o kadar rahatlarsınız.

Örneğin kadınlar sivri uçlu ayakkabılara bayılırlar. Çok kötü bir seçim en azından abiye bile giyecekseniz fazla topuklu ve sivri uçlu modellerden uzak durun. Bu ayakkabılar ayak parmaklarınızda yamulmalara ve hatta estetik gerektirecek derecede rahatsızlıklara neden olur. Mümkün olduğunca hafif topuklu ve parmaklarınızı rahatsız etmeyecek ayakkabıları tercih edin. Pedikür ve ayakların nemlendirilmesine dikkat edin. Özellikle ayakları çok terleten çorap ve ayakkabılardan uzak durun. Bu sayede mantar oluşumuna karşı önleminizi almış olursunuz. Şiş ayaklarınız için size bir öneri sunmak isterim.

Bir litre kadar suya 2 avuç papatya ve limon kabuğunu atarak kısık ateşte kaynatın. Kaynayan su ılıdıktan sonra ayaklarınızı bu suya sokun ve 30 dakika suda bekletin. Ayaklarınızı hergün muntazam soğuk suyla yıkamanız onların şişliğini ve yorgunluğunu alır. Kan akışı hızlanarak damarların genişlemesini önlersiniz. Banyo sonrası topuklarınızı ponza taşıyla ovarak rahatların. Ayaklarınızın altlarına kese ile ovarsanız doğal bir masaj yapmış olursunuz. Şimdilik benden bu kadar diğer yazım herhalde pedikür yapmanın incelikleri olucaktır. Herkese sağlıklı günler.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

12/1/2009 - Skin Doctors

Kategori: saglik



Skin Doctors Cosmeceuticals offer effective cosmetic alternatives to surgery with an entire range of 'results focused' and 'problem specific' products. If you have a beauty problem, you can bet Skin Doctors have a product to address your concern - whether its wrinkles and ageing, problems such as capillary damage, stretch marks or even acne - Skin Doctors have scientifically developed solutions that promise fast results.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/1/2009 - Kışın kilo artışına karşı portakal yenmesi tavsiyesi

Kategori: saglik

Kış aylarında soğuk havalarla birlikte gelen hareket isteksizliğinin kilo artışını kaçınılmaz bir hale getireceğine dikkat çeken uzmanlar, kilo artışına karşı portakal yenmesi tavsiyesinde bulundu.
Kış aylarında soğuk havalarla birlikte gelen hareket isteksizliğinin kilo artışını kaçınılmaz bir hale getireceğine dikkat çeken uzmanlar, kilo artışına karşı portakal Kışın kilo artışına karşı portakal yenmesi tavsiyesiyenmesi tavsiyesinde bulundu.  

  Kış mevsiminin yaklaştığı şu günlerde yorgunluk ve halsizliğin birçok kişide etkilerinin görüldüğünü belirten Diyetisyen Meltem Üney, bağışıklık sisteminin zayıflamaması, vücut direncinin düşmemesi için dengeli beslenmeyi unutmamak gerektiğine dikkat çekti. Halsizliğin giderilmesi için yoğun kalorili besinlerin  tercih edilmesini isteyen Üney, "Soğuklarla gelen hareket isteksizliği ile birleşince kilo artışını kaçınılmaz hale getirecektir. Bu nedenle 3 ana 3 ara öğün şeklinde beslenmek metabolik hızı yavaşlatmadan, kan şekeri seviyenizde kontrol altında tutup, halsizlik ve yorgunluğunuzu ortadan kaldıracaktır. Havaların soğumasıyla birlikte su tüketimindeki azalma yorgunluğu artıracak. Susamadan su içmeyi gerektirmektedir. C vitamini, direncimiz için iyi bir destektir. Bu nedenle mevsim meyveleri tüketmek önemlidir. Mevsimde çok bulunan portakal iyi bir C vitamini kaynağıdır" dedi. 


 Portakal suyunun yerine meyvesinin tüketilmesinin fazla kalori alınmamasına sebep olacağını kaydeden Meltem Üney, bunun yanı sıra posa tüketimiyle, sindirim sistemini desteklemediğini, kabızlığı engelleyeceğini ve vücuttaki atıkların daha kısa sürede uzaklaştırılması sağlayacağını ifade etti. Üney, "Enerji ihtiyacı için şekerli besinler yerine tam tahıllı ürünler tercih edilirse içindeki B grubu vitaminlerin  kas ve sinir sisteminize desteği olacaktır" dedi. 

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/12/2008 - Ciltteki lekeler için lazer tedavi

Kategori: saglik


KAÇ SEANS UYGULAMAK GEREKİR ? Kıl büyürken 3 aşamadan geçer:
Anagen: Folikülün yapılanmasının aktif dönemi ve büyüdüğü evredir. Kıl, köküne tam olarak bağlıdır. Kılların %80'i anagen evresini yaşarken, %20-30 katagen dönemdedir.
Katagen: Anagen dönemden sonra gelen kıl gelişimin yavaşladığı dönemdir. Folikül bağlantısı zayıf olduğundan kılda büyüme durmuştur.
Telagen: Kılların ürettiği keselerde tüm faaliyetin durduğu dönemdir. Kıl bu evrede dinlenmeye çekilmiştir. Bu dönem 2-4 ay sürer.

İSTENMEYEN TÜYLERİN ÇIKIŞ NEDENLERİ - Soya çekim
- Hormon dengesizliği
- Cımbız ve benzeri işlemler ile kıl köklerinin güçlendirilmesi
- Ergenlik ve menopoz çağındaki hormon değişimleri
- Doğum sonrası hormonal nedenler
- Doğum kontrol hapları
- Kortizon kullanımı
- Depresyon
- Adrenalinin fazla salgılanmas

LAZER EPİLASYONA GELİRKEN NASIL HAZIRLANMALI ?Lazer epilasyon uygulanacak bölgedeki kıllara son 3-4 hafta içinde kökten alınmamalıdır. İşleme gelirken jilet yapılmasında sorun yoktur.
Uygulama bölgeleri lazer epilasyondan önce 2-4 hafta süresince açık güneşe maruz kalınmamalıdır. Tedavi öncesi tüy rengini açıcı ürünler kullanılmamalıdır. Lazer uygulamasından sonra 10 gün güneşten korunmak gerekir.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->
Sitenizesayac.com

Hakkımda

Aradığını bilmeyen,bulduğunu anlayamaz.

Son yazılarım

Hamile Bayanlara Mayo Bikini Modelleri
Hamile Bayanlara Mayo Bikini Modelleri
SAĞLIKLI SAÇLAR İÇİN
Kalp Krizi Belirtileri Nelerdir ?
ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN
Karanfilin yararları
DuPont Titanium Technologies
Coy glove boxes
Cargille Products
Sarımsak çayı zayıflatıyor !

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Aşkım
Bebeğim

Kategoriler

Arkadaşlarım

kadincahaller
btunguc
orkide33
zeynepvesude
.aysel .cetin altaylı
agaoglu4423
zengin42