Saçlarınızın sağlıklı görünmesini istiyorsanız; 2 ayda bir kestirin, ılık su ile yıkayın ve kremi sadece uçlarına sürün.
Saç bakımında dikkat etmeniz gereken diğer hususlar şöyle:
Jöle sürünce saçlar dökülür mü? Jöle saçta 2-3 gün kalırsa havasız bıraktığı için saç dökülür. En azından ertesi gün saç yıkanmalıdır.
Mevsim dönümlerinde saçlara özel bir bakım uygulanmalı mı? Bu konuda her zaman bir bakım yapmak lazım. Belli markaların şampuan, krem ve serumları her zaman değil ama mevsim dönümlerinde kullanılmalı.
2 ayda bir saçları kestirmek gerekir mi? Saçlar ucundan alınınca daha sağlıklı olduğu için çabuk ve dengeli uzar. 2 ayda bir saç kesimi normaldir. Böylece şekli de bozulmamış olur.
Saçın her gün yıkanması zararlı mıdır? Saç kendi yağında kalmalıdır. Ama mesela günde 3 şampuan yapıyorsanız zararlıdır. Her gün yıkansa bile 1 şampuan yeterlidir.
Saç için özel bir krem kullanılmalı mıdır? Her zaman saçın ucuna uygulanmalıdır. Çünkü krem saçın dibini yumuşattığı için saçı döker.
Saç nasıl suyla yıkanmalıdır? Saçları ılık suyla yıkamak daha iyidir. Ilık su saçı parlak yapar. Yıkama sonrasında 1 kez soğuk su tutulmalıdır. Çünkü hem beyin rahatlar hem de saçlar canlanır.
Esmer bayanlara ne renk saç önerilir? Aslında en güzel sarışınlar, esmerlerden çıkar. Esmerler sarışın olacaksa önce uçlardan başlanılır. Yani dip çok koyu, uçlar sarı olmalı. Dekolteye düşen sarı saçın esmer tene yakışıp yakışmadığına bakılır.
Saç sağlığı için en önemli olan diyetin içeriğidir. Protein açısından yetersiz diyetler, saç köklerini dinlenme dönemine sokarak, proteinden tasarruf etme yoluna gider. Bu ağır diyetleri takiben 2-3 ay içinde yaygın saç dökülmesi görülebilir.
Sıkı toplanmış saçlar, at kuyrukları, topuzlar ve örgüler saçların köklerini zayıflatmaktadır. Özellikle alnın yan kısmındaki saç dökülmelerinden, sıkı ve gergin toplamalar sorumludur" diye konuştu.
Saç , Saç Ekimi ve Saç Ektirme Hakkında Günde yaklaşık olarak 90-100 adet saç telinin dökülmesi normal kabul edilir ve bu saçların yerine yenileri çıkar. Baştaki saç sayısı ve saç kalınlığı kişiden kişiye değişebilir. Ayrıca, yaşa bağlı olarak saçın büyüme hızı da değişir. Erkeklerde saç dökülmesi genelde alında ve tepededir. Başın arka kısmında saç dökülmesine rastlanmaz. Bunun nedeni iki farklı saç kökünün olmasıdır. Alındaki ve tepe bölgedeki saç kökleri Testosteron Hormonuna duyarlıdır ve bu hormon bu bölgelerdeki saç köklerine zarar verdiği için Erkek tipi saç dökülmesi buralarda gerçekleşir. Diğer bölgelerdeki saç kökleri, Testosteron Hormonuna duyarlı olmadıkları için dökülmediğinden, bu bölgelerden alınan saç kökleri, dökülen bölgelere ekilir. Bu ekilen saç kökleri Testosteron' a karşı duyarlı olmadıkları için, yeni ekildikleri bölgede de "Testosteron'a bağlı dökülme" göstermezler. Ayrıca, kişinin kendi saçı kullanıldığı için de görüntü gayet doğal olur.
Saç Ekimi işlemi tamamlandıktan sonra, kişi evine dönebilir. İlk 2 gün saçlar yıkanmaz ve bu süreden sonra saç her gün özel bir madde ile yıkanır. Saç ekiminden birkaç gün sonra alın bölgesinde şişlik ve morluklar oluşabilir, fakat bu geçici bir durumdur ve 1-2 gün içerisinde bu şişlik ve morluklar kaybolur. Yeni ekilen saçlar bir süre sonra dökülürler ve yaklaşık 3 ay içerisinde yeniden çıkmaya başlarlar. Saçlar alındıkları bölgedeki büyüme hızları ile saçın ekildikleri bölgede büyümeye devam ederler ve bu saçlar, yukarıda da belirttiğimiz gibi, dökülen bölgelerdeki saç köklerinden farklı yapıda oldukları için, dökülmezler. Herkesin saçındaki dökülme ve açıklı oranı farklıdır. Bu nedenle kişi uzman bir hekim tarafından muayene edilmeli ve hangi bölgelere ne sıklıkta saç ekileceğine karar verilmelidir.
Kışın, yoğun hava kirliliği ve kapalı hava cildinizin soluk ve sağlıksız bir görünüme girmesine neden olabilir. Aşağıdaki önerilerimize uyarak kışın da yaz aylarında olduğu gibi sağlıklı ve ışıl ışıl bir görünüme sahip olabilirsiniz.
Ten makyajı
Teniniz solgunsa, kapatıcı kullanmanız, fondöten kullanmanızı da kolaylaştıracaktır. Cildinizin eski canlı görünümünü almasını istiyorsanız onu homojenleştirmeye çalışmalısınız. Bunu yaparken hangi rengin nasıl bir etki yarattığını bilmenizde fayda var.
Yeşil: Kızarıklıkları gizlemek için Mor: Işıltı yakalamak için Beyaz: Teni açmak ve porselen havası vermek için Bronz: Hafif sedefli bir hava vermek için
1. Avucunuza tercihinize göre biraz kapatıcı veya fondöten alarak önce parmak uçlarınızla teninize uyguladıktan sonra bir pamuk veya ponpon yardımıyla yayın.
2. Hassas bölgelerde yani burnun kenarları, alın, çene bölgelerinizde ısrarcı olun
3. Canlı bir etki kazanmak için fazla pembe olmayan bir allık kullanın.
4. Kalın bir fırçayla hafif hafif dokunarak güneş pudrasıyla sürün. Böylece makyajınızı hafifletmiş ve yerleştirmiş olursunuz.
Göz makyajı
Yorgun görünüyorsanız gözlerinize fazla makyaj yapmayın. Asıl amaç, göz çevresi çizgilerini sakladıktan sonra bakışınıza bir ışıltı getirmektir.
1. Işıltılı bir bakış elde etmek için, bakışınızın bir kaş kümesi tarafından gölgelenmemesi gerekir. Bu nedenle mutlaka kaşlarınızdaki fazlalıkları düzenli aralıklarla alın.
2. Bir fırçayla kaşlarınızı tarayıp şekillendirin.
3. Göz kapaklarınıza açık renk bir gölge sürün: beyaz, krem veya sarı. Gölgeyi önce parmak uçlarınızla sürdükten sonra ince bir fırçayla tanımlanmış hale getirin. Sedefli bir gölge de kullanılabilir.
4. Az miktarda siyah maskara sürün.
5. Görünürde hala belirgin olan kusurlar varsa, kapatıcı yardımıyla yapacağınız son rötuş bunları yok edecektir.
Dudak makyajı
Rujun hafifliğiyle parlatıcının parlaklığından faydalanarak dudaklarınıza hafif bir ışıltı getirin. Yüzünüzün yorgunluğunu vurgulamasını önlemek için dudak kalemi kullanmaktan kaçının. Doğal renklerin size kazandıracağı canlılığa güvenin.
1. Koruyucu olması için bir kat besleyici sürdükten sonra doğal ve açık renkte rujunuzu sürün.
2. Pembe veya sedefli bir parlatıcı sürerek dudak makyajınızı tamamlayın.
Kış aylarında nemlendiricilerinizi değiştirin!Yaz mevsiminde yağsız ve su bazlı nemlendiriciler kullanılması daha uygun iken ; kış aylarında daha yoğun ve yağlı nemlendiriciler kuruyan cildimizi korumada daha faydalı olacaktır.
Kış mevsiminde de bol su içinKış mevsiminde havanın nem oranı azaldığı için nemlendiriciler kullanmak ve cilde uygulanan diğer sağaltıcı uygulamaların yanında bol su içmek cildin nem oranını artırmada çok önemlidir. Kahve, çay ve meyve suyu gibi farklı sıvı gıdalar tüketmek cildin su ihtiyacını karşılamaz. Alkol almayın, kahve ve soda içmeyin çünkü bunlar idrar söktürücüdür ve su kaybına neden olurlar.
Vücudumuz yabancı maddelerle, zararlı atıklarla dolduğunda diğer boşaltım kanalları zorlanır ve vücudumuz bu atıkları cildimiz yoluyla, ter ile dışarı atmaya çalışır. Bu durum da ciltte çeşitli hastalıkların baş göstermesine neden olabilir. Yaşla birlikte deri giderek nem oranını ve esnekliğini de kaybeder. Bunu çok ucuz ve çok sağlıklı bir şekilde çözecek tek şey bol su içmektir. Bol su içmekle derinin hem nem oranı artar hem de su yolu ile çok sayıda toksin atılarak cildimiz parlak, diri ve genç kalır. Günde an az iki litre su içerek hücreleri temizlemek, dolgunlaştırmak mümkündür.
Kış meyveleri ve sebzelerini bol bol tüketinKış aylarında yetişen meyve ve sebzelerin bolca tüketilmesi gerekir. Portakal, mandalina, greyfurt, kivi gibi meyveler bol bol C vitamini içeriği sayesinde cildin daha genç ve diri kalmasını sağlarken tüm vücudumuz için de doğal bir antioksidan işlevi görür. Bu besinlerin içerdiği yüksek miktarda sıvı da vücuda alınması gereken sıvı miktarını destekler. Çiğ sebze ve meyvelerin ağırlıklı olduğu bir beslenme düzeni; cildi korur, yeniler, esnekliğini sağlar ve sağlıklı bir ışıltı verir. Kabuklu çiğ yemişler ve tohumları tüketmek de son derece faydalıdır. Unutmamak gerekir ki; bunlar ısıya duyarlıdır ve pişirildiklerinde hücrelere fayda sağlayacak pek çok özelliklerini kaybederler.
Kış Mevsiminde Saç Sağlınızı Korumak İçin..Kuru ve soğuk kış ayları saçlar için zararlı olabilir. Yılın bu zamanında sıcak iç mekanlar ve soğuk dış mekanlardan dolayı saçlar kolaylıkla kuruyup yıpranabilir. Saçlarınızın zarar görmemesi için bu aylarda koruyucu önlemler alınmalı ve buna uygun saç bakım kürleri uygulanmalıdır.. Kış Aylarında Bakımlı Saçlar için İpuçları:
- Saçlarınız ıslakken dışarı çıkmayın - Sokağa çıkarken bere ya da şapka kullanmak saçlarınızı kuru ve kirli havadan korunmasına yardımcı olur. - Saçlarınızı nemlendirmede ve daha volümlü görünmesinde sıcak değil, ılık suyla yıkamanın faydası vardır. Ilık su nemi saçlara hapseder ve saçlara fazladan parlaklık katar.. - Fön makinesi ve saç düzleştirici gibi saç şekillendirici aletleri kullanmayı azaltın. Kış ayları saç dökülmelerinin de yoğun olarak görüldüğü bir dönemdir. Yaz mevsiminden kışa geçişte melatonin ve seratonin hormonlarının azalmasıyla çok sayıda insanda ruhsal olarak hafif de olsa depresif duygular oluşabilir. Saç sağlığımız ruh sağlığımızdan birebir etkilendiği için saç dökülmeleri de bu mevsimde artar. Tarama işlemi sırasında tutam tutam saç dökülmesi görülüyorsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır.Dudaklarımız da soğuk havanın etkisi ile kurup çatlayabilir. O nedenle dudakların gün içerisinde sık sık nemlendirilmesi gerekir. Bu nemlendirme basit bir vazelin veya yanınızda taşıyabileceğiniz dudak koruyucuları ile olabilir.
Japonya’ nın başkenti Tokyo’ da düzenlenen fuarda tanıtılan 24 ayar altın maskesini duymuşsunuzdur. Ben ilk duyduğumda biraz şaşırmıştım doğrusu. Sonra, altının gerçekten cilde faydası var mıdır diye merak ettim ve biraz araştırma yaptım.
Yapılan araştırmalara göre altın maskesini Cleopatra kullanırmış. Her gece saf altından yapılan maskeyle uyurmuş ve güzelliğini de bu şekilde korurmuş.
İşte altın maskesinin cilde sağladığı faydalardan birkaçı :
Altının içerdiği Gamma PGA, çok etkili bir nemlendiricidir.
Ciltte sıkılaşma ve gerginleşme sağlar. Kolajen kaybını engellediği için cilt sarkmalarını önler, dolayısıyla da cildinizin genç kalmasını sağlar.
İnce çizgileri ve kırışıklıkları azaltır, daha pürüzsüz bir görünüm sağlar.
Cilde zarar veren serbest radikalleri yok ettiği için, yaşlanmayı geciktirir.
Renee Zellweger, Kate Winslet, Uma Thurman, Kate Moss, Naomi Campbell gibi birçok yıldızın saç bakım uzmanı John Frieda'nın, saç rengine göre bakım yapmayı sağlayan ürünleri artık Türkiye'de!
Hollywood'daki ünlü isimlere, tüm dünyada milyonlarca kadını, kendi saç renklerini özel bakım lüksüyle tanıştıran John Frieda ödüllü ürünleriyle artık Türkiye'de! Kozmoklinik'in Türk tüketicisi ile buluşturduğu "John Frieda", Boyner Mağazaları'nda, Boyner Beaute Etiler ve Erdem Kıramer salonlarında satışa sunuldu. John Frieda Customized Care Collection Serisi (CCC), patentli Light Enhancers teknolojisi ile farklı saç renklerinin canlı ve ışıltılı görünümünü ortaya çıkarmak için özel olarak formüle edilmiş şampuan, saç kremi ve şekillendiricilerden oluşan dünyadaki ilk renk serisi...
Göz alıcı sarışın! (Sheer Blonde)
Sarı saç, ışığın saç tellerinin içine süzülmesine izin verir. Işık sayesinde saç telleri arasında oluşan yansıma, çok yönlü bir ışıltı ortaya çıkarır. Sheer Blonde® Serisi'ndeki Light EnhancersTM teknolojisi, sarı saçı matlaştıran kalıntılardan arındırarak ışığın, yansıtma gücünü artırır.
Parıldayan esmer! (Brilliant Brunette)
Koyu renk saç, ışığı emerek daha az geri yansıtma eğilimindedir. Bu yüzden rengi sıradan görünebilir. Işıltıya kavuşabilmesi için her saç teli, pürüzsüz bir yapıya sahip olarak ışığı daha iyi yansıtmaya ihtiyaç duyar. Brilliant Brunette® Serisi, Light EnhancersTM teknolojisi sayesinde koyu renk saç telini pürüzsüzleştirerek, saç telinin çok yönlü bir yansıma kazanmasını sağlar.
Işıltı saçan kızıl! (Radiant Red)
Kızıl saç, renk ve canlılık açısından yoğundur ve benzersiz renk tonlarını ortaya çıkarmak için ışığın gücüne ihtiyaç duyar. Radiant Red ® Serisi, Light EnhancersTM teknolojisi ile bulunduğunuz ortamdaki ışığı toplayarak, saçınızdaki zengin kızıl tonların, daha yoğun bir canlılıkla ışıldamasını sağlar. Saçınızdaki kızıl tonlarını korur.
Elektriklenmeye son!
Elektriklenme her saçın ortak sorunudur... Uçuşan saç telleri, çatallaşmış uçlar ve birbirine karışmış kabarık kıvırcıklarla kendini belli eder. Saçlardaki problem her ne olursa olsun, Frizz Ease® Serisi; elektriklenmeyi önleyici formülü sayesinde, tüm problemli saçları kontrol altına alarak, saçın kolayca şekil almasını sağlar.
John Frieda kimdir?
Kısa süre içerisinde İngiliz Vogue ve Harper's & Queen gibi dergilerin moda çekimlerinin aranılan ismi oldu. Prenses Diana'nın ünlü saç kesimi "Purdey" stiliyle adını duyuran John Frieda kısa bir süre içerisinde dünya çapında üne kavuştu. 1976 yılında Londra' da kendi salonunu açtı ve Hollywood, kraliyet ailesinden ve cemiyetten birçok ünlü isme hizmet verdi. Farklı cilt tipleri gibi farklı saçların da kendine özel ihtiyaçları olmasından yola çıkarak; bu konuda ürün geliştirmeye yönelik çalışmalara başlayan John Frieda, 1988 yılında ilk saç bakım serisini geliştirdi. Ve bir sonraki sene "yılın kuaförü" unvanını aldı. 1990 yılında ikinci saç bakım serisi Frizz Ease'i piyasaya sunan John Frieda bu seriyle kısa zamanda saç bakım serumları arasında "en çok satanlar" listesinin ilk sırasında yer aldı. Elde ettiği başarılarla yetinmeyen John Frieda, önce sarı olmak üzere kumral ve kızıl saçlarda yaşanılan problemlere ve saçların ihtiyaçlarına yönelik ürün serisini geliştirdi.
Yüz Şekliniz ve Sima Kaşım biraz daha yüksek olsa, burnum hafifçe kalksa, dudaklarım azıcık daha dolgun, göz çevrem biraz daha gergin ve gözlerim daha iri olsa... Ellerimizle yüzümüzü hafifçe çekiştirerek bu düşündüklerimizin bize yakışıp yakışmadığını denemeye çalışırız. Kendimizle başbaşa olduğumuz bu son derece özel anlarda, çoğumuz, kendimizi yeniden yarattığımızı düşleriz.
Kendiniz gibi kalın!
Bütün bu duygular ve hayaller gayet doğal, samimi ve insancadır. En azından kadıncadır! Ama ne yazık ki bu hayallerimizin her zaman gerçek olması mümkün değil. Hiç kuşkusuz her birimizin yüzü farklı bir kemik yapısına, değişik hatlara ve cilde sahiptir. Bunu reddederek güzelleşmeye çalışmak, bir başka insanın görüntüsü içine girmek için çabalamak imkansızdır. En iyisi kendimizi olduğumuz gibi kabul etmek, sevmek ve bu sınırlar içinde 'daha güzel' olmaktır. Gerek estetik ameliyatlarda, gerekse botoks ve dolgu gibi kozmetik işlemler de yüzümüzün bütünlük içinde olması ve dengelerin korunması çok önemlidir.
Temel yüz biçimleri...
Kozmetik işlemleri, saç modelimizi, makyajımızı, gözlük seçimimizi yüz biçimine göre ayarlayabilirsek, güzel görünürüz. Unutmamak gerek ki; her yüz biçiminin farklı bir avantajı vardır. Ovaller ideal tip
İdeal yüz biçimi ovaldir. Bu yüzler, ağız ve burunları sürpriz yapmamışsa dengeli hatlara sahip olurlar. Bu nedenle hatları ve oranlarıyla diğer yüz tiplerini belirlemek için temel alınırlar. Yani diğer yüzlerde işlem yapılırken, oval bir görünüm oluşturulmaya çalışılır. Oval yüzlerde zamanla oluşabilecek çöküntüler ve kırışıklıklar fazla zorlanmadan normale döndürülür.
Elmas suratlar
Bu tip yüzlerde alın ve çene dar, elmacık kemikleri ise fazlasıyla geniştir. Elmas yüzlerin alınlarını daha geniş, yüzlerini ise daha uzun göstermek için çalışırız. Bu amaçla kaşlara hafifçe kavis verir, üst ve alt dudakları dolgu ile belirginleştiririz. Ama en etkili olanı, elmas biçimli yüzlerde epilasyon yaparak alındaki saçları azaltmak, böylece alnı genişletmektir.
Uzunlara botoks
Bu tip insanların yüzü uzun dar, yanakları ise çukurdur. Tipik örneklerde uzunluk genişliğin bir buçuk katından fazladır. Zamanla kaşların düşmesi ve burundan çeneye uzanan çizgilerin derinleşmesi, bu tip yüzleri daha da uzun ve zayıf gösterir. Uzun yüzlerde kaşlar botoks ile kaldırılarak doğal kavsine geri döndürülür, elmacık kemikleri, şakaklar, yanaklar, ağız çevresi ve dudaklar dolgu ile beslenip, saçlara da bukleler verilirse mükemmel sonuçlar alınır.
Karelere dolgu
Kare yüz şeklinde alın bölgesindeki ve çenedeki genişlik birbirine yakındır. Alındaki saç çizgisi düz, çene yapısı ise köşelidir. Bu tip insanlarda kaşlara oval bir biçim vermek ve düşmesini önlemek gerekir. Dudakları dolgunlaştırmak, çenedeki köşeli görünümü azaltır. En önemlisi; saç ve makyaj tasarımını doğru yapmak, fazla kilodan kaçınmaktır. Bu yüzlerde genellikle boyun kısadır ya da kısa görünür. Dekolte giysilerle boynu sarmayan takılar ve yüzü uzun ve ince gösteren boyun hattını açıkta bırakan saç modelleri, yüz biçimini dengelemeye yardımcı olur.
Kalp üçgen yüzler
Alnı geniş ama çene kısmı dar olan yüz tipine 'kalp üçgen' denilir. Bu tip suratlarda kaşların arasındaki mesafeyi azaltmak ve kavis vermek büyük önem taşır. Bu değişimi gerçekleştirmek için cımbız, epilasyon ve kalıcı makyaj bize yardımcı olur. Çeneye ve bazı yüzlerde de yanaklara dolgu yapmak iyi olabilir. Ama dudaklar fazla ince değilse, çeneyi ve yüzü dolgunlaştırmaktan kaçınmak gerekiyor.
Yuvarlak çene
Bu tip yüzlerde alında saç çizgisi ve çene biçimi yuvarlak, yanaklar ise dolgundur. Daha ince ve uzun bir görünüm elde etmek için, kalıcı makyajla kaşlar yeniden şekillendirilebilir. Bu tip yüzlerde fazla dolgun dudaklara özenmemek daha iyidir. Saç modeli ve giysilerdeki uygun yaka modelleri görünümü çok değiştirir. Dik yakalar, boynu saran bluzlar bu tiplere göre değildir.
Dengeyi bozmayın
Dolgu ile birçok yüz kusurunu (özel teknikle yapılırsa) düzeltmek mümkündür. Dolgu ile yüzdeki dengesizlikler onarılabilir ve asimetri bile sağlanabilir. Ancak kozmetik işlemlerin başarısı, yüzünüzün doğal görünmesi, bütünlük içinde olması ve dengelerin korunmasına bağlıdır.
* Yüzün belirli bir kısmı dolgudan sonra gayet başarılı bir şekilde gerilmiş olabilir. Ama bu durum, yüzün diğer bir bölgesinin daha yaşlı görünmesine yol açabilir. Örneğin; yanaklar ve burundan dudak kenarlarına doğru inen çizgiler fazla gerilirse çenenizdeki hafif çöküntüler göze batar.
* Dolgu ile büyük bir dudak yapılabilmesi için burun-dudak-çene arasındaki mesafelerin uygun olması gerekir. Burun estetiği geçiren birçok hastanın, burundudak mesafesi açılır. Bu kişilerin yüzündeki dengeyi geliştirmek için dudak dolguları çok uygundur.
* Küçük çenelere büyük bir dudak yapılacak olursa çene tamamen kaybolur.
* Alın dar ise kaşlar fazla kaldırılmamalıdır.
Doğal olun
Yüzü değiştirmek ya da gençleştirmek ince bir sanattır. Yüz biçiminiz, iskeletiniz, cilt tipiniz ve renginiz, ağız-burun-göz-dudak gibi yüz hatlarınız ve aralarındaki mesafeler hatta yaşam tarzınız, tüm ayrıntılarıyla dikkate alınmalıdır. Dolgu, botoks ya da başka bir kozmetik işlem yapıldıktan 1 hafta sonra üçüncü kişiler tarafından fark edilmemesi önemli bir başarı testidir. Amacımız abartısız ancak kusurları veya kırışık derinliği yumuşatılmış bir yüz olmalıdır. İyi görüneceksiniz ama doğal kalacaksınız. Şişirilmiş gibi görünen bir yüzün güzel olduğunu kim söyleyebilir ki...
Renk seçerken profesyonel birine danışın Saçınızı doğru boyamak için sadece tek bir fırsatınız varsa ve saçlarınız ilk defa boyayacaksanız işi bilen birinden renk konusunda yardım almanızda yarar var. Koyu veya açık renk istiyorsanız, saç boyasında uzman kişi renk seçimi noktasında yardımcı olabilir.
Saç renginizi aşamalı olarak değiştirin En büyük problem renk seçimi değildir. Sebep ne olursa olsun insanlar her zaman çok koyu tonları seçer. Saç boyası alıyorsanız her zaman yavaş yavaş daha koyulaştıracağınız açık renkleri tercih edin. İlk önce koyu renk boya uygularsanız rengi açmanız daha zorlaşır. Koyu renkler açılamaz, sonuç olarak saç renginizi değiştirmeniz daha zor olur.
Ailenizin saç rengine bağlı kalın Örneğin doğal saç renginiz koyu kahvenin dördüncü tonu. Her insanın saç renginin bir tonu vardır. Üç renk ailesi vardır: Siyah, Kahverengi, Sarı.. Her kategorinin açık, orta ve koyu tonları vardır. Tonlarda 1,2,3 koyu tonlar, 3,4,5 kahverengi tonlar, 6,7,8, 9 ise sarı tonlardan oluşuyor. Bir sabak kalktınızda rüyanızda gördüğünüz sarışın siz ile boyadan sonraki kesinlikle aynı olmayacak. Örneğin doğal saç renginiz koyu kahverengiyse açık kahverengiyi deneyin. Koyu sarışınsanız koyu kahverengiyi denemenizi önermek doğru olmaz.
İhtiyacınız olan şey tek renk Saçlarınıza kendi başınıza gölge veremezsiniz. Bu nedenle saçlarınızı boyamak istediğinizde tek rengi tercih edin. Gölge renk seçiminizin ise, doğal saç renginiz ile tercih ettiğiniz boya rengi arasında kalan ton olmasına dikkat edin.
Saçlarınızın diplerine kadar boyayın Boyayı mümkün olduğunca saç köklerine yakın uygulamaya çalışın. Özellikle göze çarpan kısımları dikkatli boyayın. Saçlarınızın iyi boyanması için yaprak gibi hazırladığınız aliminyum folyonun arasına tost gibi saçlarınızı koyabilirsiniz. Böylece saçlarınız diplerine kadar iyice boyanır.
Saçınızı boyayan uzmanınızı beğenmediyseniz değiştirin Kuaförde saçlarınızı boyayan kişi aynı zamanda sevgilisiyle konuşuyor ya da dışarı da sigara içmeye çıkıyorsa, onunla daha fazla zaman kaybetmeyin. Eğer saç stilistiniz ne istediğinizi anlatmanıza rağmen anlamıyorsa, kalkın, teşekkür edin, birlikte istediğinizi yapamayacağınızı anladığınızı söyleyin ve başka birine başvurun.
Saç renginizle duygularınızı yansıtın İnsanlar ruhsal durumlarını anlatmak için saç renklerini değiştirir. Etrafınızda saç rengi ile mesaj vermeye çalışan, değişen ruh haline göre saç rengini sık sık değiştiren insanlar görürsünüz. Eğer sizin de içinizden bu tür bir istek geliyorsa, kendinize bir iyilik yapın. Saç renginizi profesyoneller gibi boyayabilir ya da bir profesyonelden yardım alabilirsiniz ,,