Yıllar süren araştırmalar sonucunda ortaya çıkan bazı gerçekler, duyanları şaşırtıyor. Bilgilerin çoğunun şimdilik ne işe yarayacağını tahmin etmek bile güç. Ama garip de olsa bilgi bilgidir. Dağarcığınıza atmakta yarar var.
İşte, uzmanların yaptığı araştırmalar sonucunda ortaya çıkan şaşırtıcı gerçeklerden bazıları:
* Tüy gibi yumuşacık olan orta boy bir yaz kümülüs bulutunun ağırlığı 550 tondur.
* Altın dövülme yeteneği en yüksek olan elementtir. Yaklaşık 30 gramlık bir altın parçası, ince bir tel durumunda 43 mil çekilip uzatılabilir.
* Dünya atmosferine hergün 75 milyonun üzerinde meteor girer ve yere çarpmadan önce dağılarak yok olurlar.
* Beynimizdeki tek bir hücre, diğerlerinden 1000 tanesi ile doğrudan bağlantı kurabilir.
* İnsan vücudunda; 220 kibrit çöpünün başını kaplayacak kadar fosfor, 6 kalıp sabuna yetecek kadar yağ, yaklaşık 380 gramlık kok kömüründeki kadar karbon, 2,5 cm'lik bir çivideki kadar demir vardır...
* Parmaklarımız, bir metrenin 50 milyonda biri kadar küçük bir titreşim olayını sezebilecek kadar duyarlıdır.
*Öksürmeden hemen önceki nefeste normalin 5 katı hava çekilir. Öksürükle çıkan havanın hızı ise saatte 100 mildir...
*Güneş sisteminin en büyük volkanı Mars'taki "Olympus Mon's" dur. tabanı 375 mil çapında olup 16 mil yüksekliğindedir. Hawai volkanları ise deniz tabanından sadece 6 mil yüksekliktedir.
Olağanüstü bilgileri ve üstün becerilerine rağmen birçok bilim kadını, erkek meslektaşlarının gölgesinde kalmıştır. Marie Curie gibi bazı istisnalar dışına bu başarılı kadınlar pek tanınmazlar. Diğer birçok alanda olduğu gibi bilim dünyasında da geçmişte hep erkekler egemen olmuştur. Einstein, Newton veya da Vinci isimlerini eminiz hepiniz biliyorsunuzdur. Peki ya Ada Lovelace? Ya da İrene Curie veya Sophie Germain size hiç tanıdık geliyor mu? Ünlü fizikçi Marie Curie gibi istisna bilim kadınları dışında birçokları hep gizli kalmıştır. Kadın araştırmacılar, genelde erkek meslektaşlarının kıskançlığı ve çekememezliği yüzünden yeteneklerini topluma açıklama olanağını bulamamıştır. Kadınlar erkekler tarafından, akıl ve bilim dünyası için yetersiz ve histerik bulunuyordu. Bilim alanında başarılı olan kadınların erkek meslektaşları tarafından engellenmesi olağan durumlardı. Erkeklerin kendilerini üstün görme alışkanlıkları ne yazık ki günümüzde bile sürmekte. Şairin matematikçi kızı Geçmişte bilimsel meraklarını sürdürmek isteyen bazı kadınlar ilginç yöntemlere baş vuruyorlardı. Mesela 1776 yılında doğan matematikçi Sophie Germain de bunlardan biriydi. Germain bir erkek ismi kullanarak ünlü matematikçi Carl Friedrich Gauss ile mektuplaşarak bilgi alışverişinde bulunmaya başarmıştı.
Bilgisayar çağının öncülerinden biri olan Ada Countess of Lovelace'nin adını duyan var mı acaba? İngiliz şair Lord Byron'un kızı olan Ada, matematikle ilgileniyordu ve "Analytical Engine" olarak adlandırılan ilk bilgisayarın geliştirilmesinde Charles Babbage ile birlikte çalışmıştı. Programlamanın temellerini geliştiren bu kadın matematikçi, bilgisayar teknolojisindeki yaşanan gelişmeler sayesinde bir gün bilgisayarla müzik bestelenebileceğini ya da resim yapılabileceğini öncelemişti. Program dili "Ada" işte bu yüzden matematikçinin ismiyle anılmakta.